-
Anonymous asked: İsmin Hilal mi? Çok sevdiğim bir isim. :) O'nunla hiç "biz" olamadınız mı gerçekten? Hikayelerimiz birbirine çok benziyor sanırım. Aslında tamamını dinleyebilmek isterdim. Hep yaz.
evet Hilal adım:) çok teşekkür ederim.
-
Plays: 26[Flash 9 is required to listen to audio.]
Neyin var diye soruyorlar söyleyemiyorum. Bana keşke hiç tanışmasaydık diyebilecek kadar yabancı, ellerini bir kere bile hissederek tutamadığım, başımı huzurla omzuna yaslayamadığım, sıkıca sarılamadığım, kalbine hiç giremediğim, aklına hiç gelemediğim birini özlediğimi söylesem gülerler çünkü. Sen de gülersin. O yüzden bana neyin var deme, bana sarıl.
-
Plays: 37[Flash 9 is required to listen to audio.]
Kendime verdiğim sözleri tuttuğum pek söylenemez. Bu kez kendimi üzmeyeceğim diye ona söz vermiştim ama.
-
Anonymous asked: sen ondan vazgece…beni sevmeyi deneyebilirsin mesela. senle ben diyorum, inan bana çok güzel oluruz. yaz'da geldi heryer cıvıl cıvıl bak :) renk katalım bizde hayata hem ben uzun süredir renksizimde zaten.en güzeli, aşk bize yakışır :))
ben ondan vazgeçe… tamam:P
-
Anonymous asked: birden telefon gelip ' ben seninle olan herseyi bitiriyorum yanlış anlama başkası yok sadece istemiyorum ' demesi kadar kötü birşey yokmuş hayatta. sen onun o terkedişlerine rağmen durup beklediysen onu affetiysen her seferinde ve hala özlüyorsan.hayat gerçekten çok acımasız.
bunu bir telefonla bitirenden zaten hayır gelmez ve evet hayat çok acımasız.
-
Anonymous asked: Paylaştığın son 3 şarkının ismini alabilir miyim? (:
öncelikle geç cevap verdiğim için kusura bakma:) şarkıları da şöyle bırakayım.
adele- chasing pavements
aerosmith - dream on
michael buble - feeling good
-
Plays: 107[Flash 9 is required to listen to audio.]
Geldi.
Ne olduğunu anlamadan geldi, paldır küldür içeri girdi. Hiçbir zaman tanıyamayacak olduğumu bilmeden tanımaya çalıştım onu. Alıştım. Nefesi nefesine değmemiş, birine nasıl alışılıyorsa öyle alıştım ona. Gitmesin istedim. Dokunmak istedim ona. Eli eline değmemiş birine nasıl dokunmak istersen öyle istedim. Parmak uçlarını hissettim sonra, sıcacıktı. Kalbi de öyleydi.. Ama ben becerip de ısınamadım işte. İçim hep titredi onu görünce. Sarılamadığında üşüyüp nasıl titrersen öyle titredi işte. Gidecek gibi duruyordu yanımda. Daha çok aklımdaydı gerçi. Ama gidecek gibi durmasının önüne hiç geçemedim. Gitmesiyle aklıma bile gelemeyecek olan her şeyi yapabileceğimden nasıl eminsem, gideceğinden de öyle emindim. Zaten beni şaşırtmayı hiç sevmedi.
Gitti.
Uzun geceler, onlarca şarkı, birkaç yer bırakıp hafızama öylece gitti. Hiç sevmediğin birinden nasıl gidersen öyle gitti işte. Ağlamak geri getirmedi, özlemek ağlattı. O hala, ona benzeyen birini bile görünce kalbimin deli gibi atmasına neden olan insan. O, beni sevmesi için ortada kendim diye bir şey bırakmayacağım insan. O, uğruna uykusuz kalmayı göze alabileceğim tek insan.
Onu hala çok seviyorum.
-
Plays: 120[Flash 9 is required to listen to audio.]
Beceremiyorum galiba. İçimden atmaya çalışırken ne oluyor anlamıyorum. Çok hislenince yazamıyorum, saçmalarsam affet. Hayır ben affedemem, o kadar az sevmiyorum seni çünkü. Ama sen affet olur mu, zaten sen de hiçbir zaman o kadar çok sevmedin beni.
Şimdi yine düşüyorum galiba. Tam tutacakken elini ne oluyor anlamıyorum. Bakışların benimkilere denk gelmiyor, onları da tutamıyorum gözlerimde. Sen hep seni sevmiş halimi gördün kusura bakma biraz dağınıktım. Geliyor musun? Hemen toplarım ben şimdi, sen biraz dinlen. Üstüne bir şeyler vereyim üşüme beklerken. Ben üşümüyorum merak etme. Etmezsin ki, zaten sen de hiçbir zaman o kadar çok sevmedin beni.
-
Anonymous asked: hey seninle gerçekten tanışmak istiyorum. sana bir şeyler anlatmak istiyorum. ne bileyim. buna ihtiyacım var. lütfen beni dinle. lütfen.
hey dinlerim seni:)
-
Plays: 81[Flash 9 is required to listen to audio.]
12.11.2010
Sıradan bir gün olarak başlamıştı benim için. Gidecek olanlar vardi, uğurlayacaklarım. Ardından yalnız bırakılacağım gidişler vardı sadece ona üzülüyordum bir tek. Ve farklı yerde uyanacağım bir sabah vardi beni bekleyen. Mutluydum kısacası, öyle işte. Bir giden, ikinci giden derken son gidecek olanla baş başa kaldık en sonunda. Her zaman yaptığımız şeyi yaptık; benim o çok sevdiğim yere onu görebilme ihtimalimin bayağı yüksek olduğu yere gittik. Gitmeden önce “görür müyüz?” sorusuna aldığım “yüksek ihtimalle” cevabına sevinerek…
Yine her zamanki gibiydi. O en sevdigim masalar farklı yüzlerle doluydu. Onu anımsatmayan, onu göremediğim yüzlerle.. Bu sefer başka bir yer seçtik, hep yaptığım şeyi onu aramayı sürdürdüm, sürdürdük. Üstüne şakalar yaptığımız bir şeyin birazdan başima gelebileceğini düşünemedim iste, istemiyordum belki o yüzden aklımdan geçrmiyordum işte. Ve o an geldi.. Benim bütün hayallerimin yıkıldığı, içimdeki bütün yaşama hevesimi alan an gelmişti. Bana zor sabahlayacağim bir geceyi getiren iki insan karşımda duruyordu.
El ele…
Şarkılarda, kitaplarda, filmlerde aradığım adam şimdi başkasının düşlerini süslüyordu. Allah’ım ne biçim bir duygu o öyle.. Tutamadım gözümden akan yaşları napıyım durduramadım. Arkalarından gidişlerine bakarken engel olamadım kendime. Etrafimda olan onca sesi duymuyordum bile ve yüzüme söylenen ”kendine gel!” cümlesini de. Bir süre hiç konuşmadan izledim onları, gözden kayboluncaya kadar. Sonra mi?
Sonrası hüzün, sonrasi gözyaşı, sonrası teselli aramak son gidecek olanin yaninda.. Bana yapılan en sevdiğim yemek teklifine bile sıcak bakamadım, hoş yiyemedim de zaten. Gözlerim yine onu aradı, son kez onu mutlu edenin nasıl biri olduğunu görmek istedi gözlerim, içimi yine acıtacağını bilerek istedi. Umduğumu bulamadım belki de daha iyiydi bulamamak, görememek.. Bitmeyen geceye doğru yola çıktık sonra, biraz unutma, bastırma çabaları ile. Zorla da olsa sabah olmuştu, geceyi yenmiştim ama önümde daha çok gece duruyordu atlatılmayı bekleyen. Sabahın gidenini uğurlarken, gelecek kimsenin olmadigini bilmek uğurlamama hüzün katti. Bıraktım ve çıktım, nelerin beni bekledigini düşünmeyerek çıktım yola..